İzmir’de 2025 yılında gerçekleşen bir konut satışından sonra ortaya çıkan komisyon uyuşmazlığı, Yargıtay'ın gündemine geldi.
Emlakçı, satışa araçlık yaptığı için 104 bin 250 TL talep etti; alıcı ise hizmet verilmediğini ve sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ederek ödemeyi reddetti.
İlk derece mahkeme, dava’nın esasını incelemeden başvuruyu reddederek usul hatası yaptığını buldu; ancak bu karar, talep edilen komisyonun haklı olduğu anlamına gelmedi.
Emlakçı önce icra takibi başlattı; borçlu itiraz ettiği takdirde takip 10 Haziran 2025’te durdu. Sonra aynı alacak için Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruldu, çünkü talep tutarı 2025 yılı parasal sınırı (149 bin TL) içindeydi.
Hakem heyeti başvuruyu reddetti; emlakçı bu karara itiraz etti. İlk derece mahkemi, daha önce açılmış icra takibinin varlığını neden göstererek hakem heyeti başvurusunu engel saydı ve itirazı reddetti.
Adalet Bakanlığı, karar karşısında kanun yararına temyiz yaptı ve iki yolu (icra ve hakem heyetinin) birbirini engellemediğini belirtti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, icra takibiyle Tüketici Hakem Heyeti başvurusunun aynı alacağ için aynı anda yürütülebileceğini,Derdestlik olmadığını ve ilk derece mahkemesinin usul hatasını düzeltmesi gerektiğini belirledi.
Yargıtay kararı, emlakçının kesin olarak komisyon hak kazandığını意味 etmiyor; hizmetin gerçekten verildiği, sözleşmenin geçerliliği ve şartlar gibi konuların yeniden incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Not: 2026 itibarıyla tüketici hakem heyeti parasal sınırı 186 bin TL’ye yükseltilerek, bu tutar üzerindeki uyuşmazlıklar hakem yetkisi dışında kalacak.






