Hobi Bahçeleri Üzerindeki Yapılaşma Uygulamaları ve Yıkım Kararlarına Fatih Güneş'ten Eleştiri

24 Temmuz 2026
Hobi Bahçeleri Üzerindeki Yapılaşma Uygulamaları ve Yıkım Kararlarına Fatih Güneş

Organik Tarım Bahçeleri Platformu Başkanı Fatih Güneş, kamu tarafından altyapı hizmeti sunulan binaların daha sonra kaçak yapı olarak nitelendirilip yıkılmasının vatandaşlar üzerinde ciddi mağduriyet yarattığını belirtti. Güneş, bu uygulamanın milyonlarca kişiyi doğrudan etkilediğini ve mevcut düzenlemelerin acil yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yapılaşma ve Hobi Bahçeleri Üzerine Değerlendirme

Güneş, Egemax TV’de yaptığı açıklamada hobi bahçeleri tartışmasının sadece hafta sonu kullanılan arazilerle sınırlı olmadığını söyledi. 6360 sayılı Büyükşehir Yasası sayesinde birçok köy mahalle statüsüne kavuştu; ancak bu dönüşüm sonrasında gerekli imar düzenlemeleri yapılmadı.

Atalarından miras kalan taşınmazlara resmi kapı numarası verildiği, elektrik, su ve doğalgaz gibi temel altyapı hizmetlerinin kamu tarafından ulaştırıldığına dair ifadelerde bulundu. Günümüzde aynı yapıların kaçak yapı kapsamında değerlendirilmesinin mantıksız ve çelişkili olduğunu belirtti.

Yapı Kayıt Belgesi mağdurları ve hobi bahçesi sahipleri öne çıkarak yaklaşık 8 milyon kişinin bu sürecetki etkilediğini ifade eden Güneş, yıllarca kullanılan yapılara önce hizmet sunulup ardından yıkım kararı verilemesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kurumlardan karar verirken toplumsal sonuçların önceden hesaplanmasını talep etti.

Deprem Sonrası Sosyal İşlev ve Güncel Tartışma

Son dönemde hız kazanan yıkım kararları ve elektrik kesintilerine değinen Güneş, Kahramanmaraş depremleri sonrasında bahçeli evlerin acil barındırma sağlayıcı olarak önemli bir sosyal işlev gördüğünü hatırlattı. Depremzedelerin bu konaklamalarda ağırlandığını belirterek, o dönemdeki teşekkürlerin bugün aynı yapıların yıkılmasıyla ters yönde bir tutum olduğunu ifade etti.

Güneş, duygusal bir tonla deprem zamanında kapılarını açan bahçeli ev sahiplerinin bugün yıkım kararlarıyla karşı karşıya bırakılmasının adalet ve vicdan duygusunu yaraladığını vurguladı. Sorunun çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini öne sürdü.