Konut Piyasasında Yeni Dönem: Nakit Satışlar Artıyor, Reel Fiyatlar Düşüyor

28 Temmuz 2026
Konut Piyasasında Yeni Dönem: Nakit Satışlar Artıyor, Reel Fiyatlar Düşüyor

Son iki yıl içinde Türkiye konut piyasası, yüksek faiz ortamında bile rekor satış rakamlarıyla gündeme geldi. Uzmanlar, bu artışın temelinde banka kredileri yerine nakit alımların ön plana çıktığını belirtiyor.

Geçmişte konut satışları kredi faizleriyle sıkı bir bağı içindeydi; bugün bu bağın zayıfladığı gözlemleniyor. Birikmiş mevduat, altın ve benzeri varlıklar gayrimenkule yönelerek piyasada nakit talep oluşturuyor.

İlan fiyatları hâlâ yükselirken, enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar gerileme eğilimi gösteriyor. Bu durum, fiyatların kontrollü bir şekilde dengelenmeye başladığını yorumlanıyor.

Kredi erişiminin zorlaşması, özellikle başlangıçta ev almayı planlayanların kiracı kalmasını zorunlu kılıyor. Ancak nakit birikimi olan yatırımcılar için reel fiyatların düşmesi fırsat oluşturuyor.

Uzun vadeli gayrimenkul cazibesi ise hâlâ korunuyor. Sınırlı konut arzı, arsa üretimi yetersizliği, artan nüfus ve hane sayısı gibi faktörler sektörün değer kaybına karşı dayanıklılığını sağlıyor.

Önemli bir risk ise arz eksikliği. Bir projenin planlamasından teslimatine kadar ortalama iki yıl süren süreç ve uygun arsa üretimindeki zorluklar, gelecekte供应 açığının genişlemesine yol açabiliyor.

Faizlerin düşmesiyle beklenen yeni talep artışı, 2027‑2028 döneminde fiyatlarda yeni bir yükseliş dalgası getirebilir. Ancak kredi taksitlerinin ödenebilirliği hâlâ bir sorun olarak kalıyor.

Banka kredisi dışındaki alternatif finansman modelleri ön plana çıkıyor. Tasarruf finansman şirketlerinin rolü artırılması, sermaye piyasası araçlarının geliştirilmesi ve kamu destekli sosyal konut projeleri gibi çözümler sürdürülebilirlik açısından değerlendiriliyor.

Özetle, sektör nakit yönelimiyle bir dönüşüm sürecine girmiş; kısa vadeli reel fiyat normalleşmesi devam ederken, orta‑uzun vadede arz talebi dengelenemeyerek fiyatlarda yeniden yükseliş riski taşıyor.