Eklenme Tarihi: 19 Aralık 2025
Tarihî bir bina olması sebebiyle çok güzel bir görüntüsü var. Silivri Tarihi Trakya'nın M.Ö. 3000 yılında Troia ile akraba bir kültüre sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Selymbria ismindeki bria ekinin Trakia dilindeki poli sözcüğünün karşılığı olması, bununda şehir , kent anlamına geldiğinin bilinmesi ile M.Ö. 1200 yıllarında Trakların bu bölgeye yerleştiği söylenebilir. Antik Çağdaki ismini Selymbria veya Selybria olduğu bilinen kent Strabona göre şehrin Selis adında efsanevi bir kurucusu vardır ve Selisi'ni kentide SELYBRİA olarak adlandırılmıştır. M.Ö. 750 - 550 yılları arasında Yunanistan'da Koloni hareketlerinin başlamasıyla, Yunanistan'ın İstmos bölgesinde bulunan Dorlu Megara kenti tarafından kolonize edilmiştir. Atinalıların Trakya'yı Pers boyunduruğundan kurtarmak için M.Ö. 475 yılında yaptığı ilk seferi Kumandan Kimon idare etmiş, Kimon bir donanma ile kıyıları Pers işgalinden kurtarmıştır. Silivri'nin Attika-Delos Deniz birliğinin bir üyesi olduğunu adının M.Ö. 451 - 450 yıllarından itibaren vergi listelerinde geçmeye başlamasından anlıyoruz. Atinalıların deniz birliği uzun sürmemiştir. Selymbria'nın birlikten ayrılması ile Bizans'a bağlanmak zorunda kalmıştır. Böylece Selymbria güçlü komşusu Byzantion tarafından M.Ö. IV y.y.'ın ortasına doğru işgal edilmiş oldu. M.Ö. 280 yıllarında Galatlar aşağı Tuna ülkelerini işgal ettiler, bu sırada Selymbria'yı ve Byzantion'u da yağmaladılar. Costantinus (306 - 337) Doğu Roma İmparatorluğunun birliğini sağladı. Hükümet merkezini Nikomedia'dan Byzantion'a taşıdı ve 330'da Byzantion başşehir ilan edilerek adı Kostantinopolis'e değiştirildi. Bundan sonra Selymbria, bir Bizans şehri olarak, Türkler tarafından alınıncaya kadar varlığını sürdürdü. 479 yılında sevilen Kral Anastasius Silivri yakınlarındaki Uzun Suru yaptırdı. Marmara Denizi ile Karadeniz arasına yapılan bu sur batıdan ve kuzeyden gelecek barbar saldırılarına karşı Selymbria'yı ve Byzantion'u koruyacaktı. Zaman içinde doğal sebeplerden ve bakımsızlıktan dolayı bu surların günümüzde pek az bir kısmı durmaktadır. 558 yılında Kuturgur Hunları Trakya'yı İstanbul önlerine kadar yakıp yıktıklarında Silivri de bundan etkilendi. X. yy.'da Silivri zengin bir ticaret merkezi haline gelmişti. İpekçilik, şarapçılık ve ziraat çok ilerlemiş durumda idi. XII. yy'ın sonlarına doğru, II. Haçlı Seferleri sırasında Silivri yakınlarında kamp kuran Alman Ordusu ani yağan yağmurlar sonucu büyük bir su baskınına uğrayıp denize sürüklenerek çoğu boğularak ölmüştür. Sultan Orhan 1344 yılında İones Kantakuzenus'un kızı ile Silivri'de evlendi. Bunun sonucu olarak Sultan Orhan Kantakuzenus'a 6000 kişilik bir ordu göndererek tahtı ele geçirmesi için yardım etti. Kantakuzenus, tahtı ele geçirdikden sonra Sırplar'la girdiği savaşlarda Sultan Orhan'dan yardım gördü ve Osmanlılar böylece Trakya'ya yerleşmiş oldu. Bölgeye yerleşen bu Türkler'e GACAL denilmektedir. İstanbul'un 1453'de zaptından 15 gün sonra Dayı Karaca Bey Trakya'ya dönerek ele geçirilmemiş kaleleri ile birlikte Silivri'yi de ele geçirdi. Silivri Osmanlı idaresine geçince, Kale içindeki Apokaus Kilisesi camiye çevrilip 30 - 40 hane kadar Türk kale içerisine yerleştirildi. 1509 yılının 14 Eylül Cuma günü "Küçük Kıyamet" (kıyamet-i sagir) denilen zelzele meydana geldi, deprem 45 gün sürdü. Sultan II. Beyazıt Beyazıt 65 günde İstanbul'da dahil tüm şehirleri tamir ettirdi bu arada Silivri Surları da tamir edildi. Silivri bundan sonra gün geçtikçe önemini kaybetmiş, eskiden zengin bir ticaret kenti olan Silivri yavaş yavaş fakirleşmiştir. 1912 yılındaki Balkan Harbi sırasında 9 ay boyunca Temmuz 1913'e kadar Bulgarlar Silivri'yi işgal ettiler. II. Balkan Harbi ile hakimiyet Osmanlılar'a geri geçti. Daha sonraki yıllarda İstiklal Harbi esnasında Silivri Yunanlılar tarafından İşgal edildi. Yunan İşgali 2 yıl 3 ay sürdü. 22 Ekim 1922'de Yunanlılar çekilerek yerlerini İtalyanlar'a bıraktılar 1 Kasım 1922'de İtalyanlar da çekilerek Silivri'yi Türkler'e bıraktılar.
5 ay önce düzenlendiÇalışanları gerçekten çok çok iyi nazik kibar ve saygılı
5 ay önceZiraat bankası SİLİVRİ ŞUBESİ rezalet tam anlamıyla . 1 ay içinde 2 kere ATM’si paramı yuttu ve geri vermedi . Şikayet kaydı oluşturduğum halde ki kim bilir kaç kişi günde kaç kere şikayet kaydı oluşturuyor. Hala atm değişmedi . Daha bugün paramı yuttu ve ben ödememi yapamadım bana deniyor ki pazartesi hesabınıza yatacak . Böyle rezillik böyle işgüzarlık yok insanları madur etmekten başka işe yaradıkları yok. Her gittiğinizde tonla sıra ve tonla sıkıntı ile karşılaşmak istiyorsanız birebir bir şube .
bir yıl önceSistemsel mi bilemiyorum ama her seferinde aşırı bir kalabalık ve akmayan sıra var. Çok sıkıntılı. Üst katta bireysel müşterilerle ilgilenen Ayfer Lidya hanım çok ilgili ve güler yüzlü. Lidya hanım 5 yıldızı hakediyor.
2 yıl önceKimseye tavsiye etmiyorum Milletin parasını resmen ödemiyor Çalıştırıyor Ellerinden gelen her zorluğu çıkartıyorlar para ödememek için
2 yıl önce