Eklenme Tarihi: 2 Şubat 2026
İletişim numarası yazmışlar kayak merkezi açıldı mı diye 5 gündür arıyoruz hiç bir şekilde telefonlara cevap verilmiyor.Madem cevap vermeyeceksiniz neden iletişim numarasını yazdınız.
bir ay önceMükemmel
bir yıl önceOdaları eski olan bir bina. Temizliği öyle çok harika değil, içerisi kalorifer pek yanmasa da sıcak kalabiliyor. Biz 590 civarı bir fiyata kaldık, fakat ücretin içine kahvaltı dahil değil. Kahvaltı isterseniz kişi başı 150 tl ödemeniz gerekiyor. Kaymak isterseniz kayak takımları için kişi başı 200 tl ödemeniz gerekiyor. İlk gün kaymayı denedik, pist çok dik değil fakat sabah soğuğunda denenmemesi gerekir resmen buz oluyor. Ali Rıza abinin kızağı var toplam sadece 100 tl alıyor siz telesiyej ile tepeye çıkıyorsunuz o da kızağını getiriyor ve birlikte kayıyorsunuz, video bile çekti ???????? Ertesi gün kar kaymak için uygun olmayınca kızağa geçiş yaptık oldukça eğlenceliydi. Buralarda olursak kışın yine gelmeyi isteriz ????
bir yıl önce????????
3 yıl önceOvacık’ın gözeleri ve bırası mutlaka görülmeli.
4 yıl önceDoğa ile başbaşa bir yer. Size yazdığım köşe yazısı ile anlatmaya çalışayım:  Haber Ara: ANA SAYFA TARİHTE BUGÜN GÜNDEM ASAYİŞ EKONOMİ SİYASET EĞİTİM SPOR TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT YAŞAM YURT DÜNYA SAĞLIK MAGAZİN RÖPORTAJ Günlük Burçlar FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR ANKETLER İLETİŞİM  Metin Savaş Güleç VAY GOMİNİST VAY Dört arkadaş, sabahın ilk ışıkları ile o gece kaldığımız Tunceli’yi arkamızda bırakıp başı dumanlı dağları derince yarmış Munzur Çayını takip ederek bir meçhule doğru ilerliyorduk. İlk defa geldiğimiz bu yollarda gece boyu kayalardan kopup yollara düşen taşları ıskalaya ıskalaya ilerlemeye çalışıyorduk. Yaklaşık bir buçuk saat sonra “Nüfus 3000” yazan Ovacık tabelasını gördük. Bizi bu mavi standart tabelayla birlikte büyük bir koyun sürüsü karşıladı. Bunlar komünist koyunlar olmalıydı. Ne kadar sevimli olsalar da hiç yüz vermedik. Bu yaşa kadar komünizme karşı aldığımız terbiye de bunu gerektiriyordu zaten. Buraya geliş amacımız olan Ocavık 1.Ulusal Fotomaratona kaydımızı yaptırıp her zamanki gibi hiç zaman kaybetmeden araziye daldık. Fakat bu sefer farklıydı. Başka fotomaratonlarda her yere vizörden bakardık. Sadece fotoğraf çeker hiç oyalanmadan fotoğrafımızı teslim eder gelirdik. Bu sefer doğanın ve insanın güzelliği fotoğrafın önüne geçti. Anlayacağınız, anı kaydetmek yerine anı yaşamayı tercih ettik. Ayak basmadığımız köy, selam vermediğimiz insan kalmadı. Bazen bir eve misafir olduk. Ocaktan çıkan sımsıcak tandır ekmeğini yedik, katıksız. Bazen bir damda buz gibi ayran içip serinledik. Bazen bir çobanın uzun havasına, bir ninenin ağıdına ortak olduk. Bazen bir köy kahvesinde çay içtik. Karadenizli biri olarak evde hazır su içerken Munzur nehrine kafamızı eğip doyasıya su içmenin zevkini tattık. “İyi ki de anı yaşamışız.” dedik. Daha böyle doğal, böyle içten bir ortam nasıl bulabilirdik ki? Fakat her muhabbetin sonu o meşhur komünist başkana dayanıyordu. Fatih Mehmet Maçoğlu’na. Türkiye’nin ilk ve tek TKP’li belediye başkanına. Göreve başlayınca ilk iş olarak makam aracını satıp belediyeye güzel bir kütüphane yaptırmış. Bu kütüphaneye çocukları alıştırmak için bir saat kitap okuyan çocuğa bir saat bisiklet turu hediye etmiş. (“Bolu Belediye Başkanının makam arabası AUDİ, Bursa’nınki AUDİ, Hakkari’ninki bile AUDİ; benimki neden AUDİ olmasın?” diye serzenişte bulunup tüm Türkiye’ye duygu dolu anlar yaşatan Düzce Belediye Başkanı aklıma geldi.) Hazineye ait 650 dönümlük araziye imece usulü nohut, kuru fasulye ve patates ekmiş. Buradan gelen gelirleri üniversite öğrencilerine burs, köylüye tohum ve mazot olarak ayırıyormuş. Halk modern balcılığı bizden öğrenmiş. Fakat doğal yapmayı tercih ediyorlar. Aracıyı aradan çıkarmış. Üreticiyi direkt tüketiciyle buluşturmuş. Yüzde 60 olan işsizliği yüzde 20’ye kadar düşürmüş. “Tarlada izi olamayanın, sofrada yüzü olmazmış.” sloganı ile tüm halkı tarlalara dökmüş. Ulaşım bedava. Yanlış duymadınız. Belediye otobüsü gün boyu bedava sefer yapıyor. Belki hatırlarsınız Melih Gökçek ile komünist başkanın meşhur bir tweet diyaloğu vardı. Aynen aktarıyorum. “@06melihgokcek: ANKARA DA BAYRAM SÜRESİNCE OTOBÜSLER ÜCRETSİZ… @komunistBaskann: Ovacıkta ulaşım 365 gün 6 saat ücretsiz. Neyin havasına giriyorsun böyle büyük harflerle felan…” Ülkemizde suyun bedava olması kanunen yasak olduğu için suyun tonunu 50 kuruştan yaparak vatandaşına Türkiye’nin en ucuz suyunu içiren tuhaf bir adammış. Her yılın sonunda gelir gider hareketlerini yedi metrelik brandayla belediyenin duvarından sallandırırmış. Çünkü seçilmeden önce 3 vaatte bulunmuş: 1-Halka yalan söylememek 2-Şeffaffık 3- Bu iki vaadi tutamazsa görevinden istifa etmek. Devamı orduolaygazetesi
6 yıl önce düzenlendi