Eklenme Tarihi: 21 Aralık 2025
Çifte köprüden itibaren başlayan, yeşiliyle sizi büyüleyen bir vadi. Yolu iyi, yol boyunca karşılaştığınız manzaralar mükemmel. Fotoğrafçılar için çok iyi kareler yakalanacak bir yer. Kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında.
3 ay önceBeğendik hurayi, köprüleri selaleleri herseyi muhtesem
3 ay önceCennetten bir an
4 ay önceArtvin'in Arhavi ilçesine 15 kilometre uzaklıkta bulunan, yoğun bitki örtüsüyle kaplı Kamilet Vadisi, 18. Yüzyıl'da inşa edilmiş Çiftekemer Köprüsü ve 92 metre yükseklikten akan Mençuna Şelalesi ile ziyaretçileri hayran bırakıyor. Doğa turizminde ilk akla gelen illerden biri Artvin'de yeşilin bin bir tonunu barındıran ormanlar ve zengin bitki örtüsüyle kaplı Kamilet Vadisi’nin ziyaretçileri bahar mevsimiyle birlikte her geçen gün artıyor. Vadi, 18. Yüzyıl'da moloz ve kesme taşlardan yapılmış Çiftekemer Köprüsü, tüm ihtişamıyla ziyaretçilerini karşılıyor. Ziyaretçiler, Mençuna Şelalesi'ne ise Çiftekemer Köprüsü'nü geçip 30 dakika yürüyerek etrafı yoğun bitki örtüsüyle kendisine hayran bırakan, görselliği ile kartpostalları aratmayan Mençuna Şelalesi’ne ulaşıyor. Yeşilin her tonunu barındıran Kamilet Vadisi, el değmemiş doğal ormanları, bitki çeşitliliği, dereleri, yaban hayatı, tarihi çifte köprüsü ve şelaleleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip.
4 ay önce düzenlendiEfsane...
4 ay önceÖyle muhteşem bir suyu var ki pırıl pırıl, tertemiz. Günün güzel bir vaktinde gelip doyasıya yüzebileceğiniz kocaman bir vadi. Pazar günü bile öyle aşırı kalabalık olmuyor. Kahvaltı ve mangal gibi faaliyetler için birebir. Ayrıca karavan vb şekilde kamp yapmaya uygun alanlarda var. Eğer Artvin ya da Rize'ye yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ederim. Yola devam etmek zorunda olduğum için güzelim vadiden istediğim gibi fotoğraflar çekemedim. Ziyareti 11/08/2024'te yapmış olsamda çeşitli nedenlerle ancak bugün paylaşabiliyorum.
5 ay önceYemyeşil doğa içnde kıvrımlı bir yol ile ulaşıyorsunuz. Yol boyunca solunuzdan Orçi çayının eşliğinde çayın uğultusu kulaklarınızda mütevazi bir cafeye geliyorsunuz. Orada kısa bir mola verip taze demlenmiş çayınızı yanıbaşınızda bembeyaz köpük köpük akan çayın nağmesini dinleyerek yudumladıkran sonra asma tahta köprüden geçerken merdivenleri çıkmaya başlıyorsunuz. Yaklaşık onbeş dakikalık tırmanıştan sonra suyun sesini duyamaz oluyorsunuz. Tamamen ağaçlarla çevrili bir ormandasınız. Zaman zaman şırıldayarak akan çeşmeler ve kuş cıvıltıları arasında bir iki yudum su içip tekrar zorlu tırmanışa geçiyor onbeş dakika sonra suyun sesi artık yukarılardan, yakından gelmeye başlıyor. Biliniz ki artık finale ulaştınız. Ve birden sol yanınızdan suların yükseklerden kayalara çarpa çarpa alttaki büvete döküldüğünü görüp hemen fotoğraf çekmeye durursunuz. Bir köprü daha geçtikten sonra artık şelalenin suyunda serinleyebilir hatta yüzebilirsiniz.
6 ay önce