Eklenme Tarihi: 30 Aralık 2025
Güzeldi ama bakimsizdi
3 hafta önceİdyma antik kentinden kale dışında Kadın Azmağı kıyısında ziyaretçi alınmayan bir kazı şeridi var. Ama her şeyi yoldan görebiliyorsunuz. Kale de bir üst caddede bulunuyor. Kale yakın bir zamanda restore edilmiş. Birçok yeri eski haliyle bırakılmış. 7-8 burçlu kalenin dağ tarafı daha sağlam bir görüntü veriyor. Alt tarafı yani deniz tarafında bir burç görülmüyor. İçinde bazı temeller açığa çıkarılmış. Kaleye 10-15 basamaklı bir ahşap merdivenle çıkılıyor. Körfez, dağlar ve Akyaka’nın çok güzel görüntülerini yakalayabilirsiniz.
2 ay önceKazı çalışmaları devam ediyor,en son 2 Kasım da oradaydık hiç bir güvenlik önlemi yok kameralar tarafından izlenimi yapılıyor diye biliyorum.
2 ay önceHiç gezmeye deger bir yanı yok. Azmak Çayı veya civarına gittiyseniz, yakında diye bir bakabilirsiniz ama yolunuzu değiştirip gelip gezecek bir yer değil maalesef
2 ay önceKazı çalışmaları daha tamamlanmadı. Ödenek olmadığı için durduruldu. Şu an görülecek pek vir şey yok
3 ay önceAkyaka ayaklarınızın altında
3 ay önceKazı çalışmaları devam ediyor. (2025) Ziyarete açılması için hazırlanıyor ve uzun bir süre devam edecek gibi görünüyor. İdyma antik kenti yaklaşık 2500 yıllık bir geçmişe sahip. Yükselen tepe üzerinde İ.Ö. 4. ve 3. yüzyıllara tarihli kentin akropolisine (yukarı kent) ait kalıntılar ve Doğu tarafında nekropolis (mezarlık) yer almaktadır. Antik yazarlardan Strabon, İdyma’dan Bargasa olarak bahsetmiştir. Strabon’un bu tanımlamasına dayanarak 19. yy. ile birlikte bölgede araştırmalar yapmaya başlayan Fransız araştırmacılar kentin Bargasa değil, İdyma antik kenti olduğunu keşfetmişlerdir. Söz konusu yazıttaki ibareden İdyma’nın, çevresindeki yerleşimleri içine alan bir federasyona liderlik yaptığı anlaşılmaktadır. İdyma antik kenti tarih sahnesinde ilk kez İ.Ö. 5. yy.ın ortalarında görülmektedir. İdyma bu yüzyılda, Atina önderliğinde Anadolu’daki Pers egemenliğine karşı kurulan Attika-Delos Deniz Birliği’ne üyedir ve birliğe ait vergi listelerinde İ.Ö. 453 tarihinde birliğe düzenli olarak vergi ödemeye başladığı anlaşılmaktadır. Bu tarihte kent Paktyes adında bir kişi tarafından yönetilmektedir ve Paktyes yönetiminde İdyma, kendi adına sikke basmaya başlamıştır. İdyma sikkelerinin ön yüzünde Yunanistan kökenli tanrı Pan, arka yüzlerinde de incir yaprağı darp edilmiştir. Kısa bir süre sonra İ.Ö. 440 dolaylarında Karia bölgesindeki birçok kent gibi İdyma da Attika-Delos Deniz Birliği’nden çıkarılmıştır. Bu tarihten sonra İdyma hakkında kapsamlı bir bilgi elimizde bulunmamaktadır. Bilinen, Rhodos adasının, antik dönemde Batı Anadolu’nun bu bölgesindeki kent yönetimlerini ele geçirmeye ve buralardaki kentleri ekonomik, kültürel ve politik egemenliği altına almaya başladığıdır. Hemen ardından İ.Ö. 406’da ise Spartalı komutan Lysandros’un, donanması ile birlikte yine Gökova körfezine geldiğine ve Atina’nın müttefiki Kedrai kentini (Sedir adası) ele geçirdiğine ve kentin halkını köle yaptığına tanık olmaktayız. İ.Ö. 129 ile birlikte Karia bölgesi Roma’ya dahil olmuştur. İdyma’dan Roma dönemine ait birçok yazıt keşfedilmesine karşın, İdyma’nın Roma dönemindeki yerleşimi bilinmemektedir. Gökova köyünün kuzeyindeki kalıntılar en geç İ.Ö. 4-3. yüzyıllara tarihlidir. Bu da bize söz konusu yerleşimin bu yüzyıllarda terk edildiğini ve kentin günümüzde modern Akyaka yerleşiminin bulunduğu yere taşındığını göstermektedir. Son yıllarda bu bölgede yapılan Arkeolojik araştırmalar da bunu doğrulamaktadır, ancak aynı bölge üzerinde modern bir yerleşimin bulunmasından ve uzun yıllar süren insan kaynaklı tahribatlardan dolayı Roma dönemindeki İdyma kenti hakkında maalesef bir bilgi edinme şansını kaybetmiş bulunmaktayız. Bizans dönemi ile birlikte kent nüfusunun azaldığı ve yerleşimin eski önemini yitirdiği görülmektedir. Bu döneme ait en önemli kalıntıların başında Azmak’ın hemen kuzeyindeki tepede yükselen Ortaçağ kalesi gelmektedir. Kale 12. yüzyılda Batı Anadolu’ya yönelik akınlar düzenleyen Türklere karşı yapılan kalelerden biri olmalıdır. 13. yüzyıl ile birlikte bölge Türklerin eline geçmiştir. Ardından Menteşe Beyliği’ne ve sonrasında 1420’de Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. İdyma ya da Akyaka, adı her ne olursa olsun bu bölge tarih boyunca doğal kaynakları, iklimi, coğrafyası ve elverişli yaşam koşulları ile insanoğluna kucak açmış, onlara yaşama olanağı sunmuş ve sunmaya da devam etmektedir. Idyma, Karya Birliği’nin en önemli dini merkezlerinden biriydi. Athena Tapınağı, antik kentte en önemli yapıydı ve Karya’nın en büyük tapınaklarından biri olarak kabul edilirdi. Tapınaktan günümüze sadece temelleri ve bazı sütunları kalmıştır. Poseidon Tapınağı ise deniz kenarında yer alırdı ve günümüzde sadece kalıntıları görülebilmektedir. Apollon Tapınağı’ndan ise çok az şey kalmıştır. Idyma Antik Kenti’nde 1950’li yıllardan beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Kazılarda tapınakların yanı sıra agoralar, tiyatrolar, hamamlar ve evler gibi birçok yapı ortaya çıkarılmıştır. Kazılardan çıkan eserler Muğla Müzesi’nde sergilenmektedir.
4 ay önce