Eklenme Tarihi: 20 Aralık 2025
Otomatik kapıların o sinir bozucu tıslamasıyla açılıp yüzünüze çarpan, dışarıdaki hava ne olursa olsun içeride daima mevsimsiz ve ruhsuz bir soğukluk yaratan o yapay klima rüzgarıyla irkildiğiniz anda başlayan, girişten aldığınız ve dört tekerleğinden mutlaka sol ön taraftakinin bozuk olduğu, sürekli kendi etrafında dönüp duran veya ısrarla sizi raflara çarptırmaya çalışan o gıcırtılı alışveriş arabasını itmeye çalışırken duyduğunuz bilek ağrısıyla harmanlanan, tepenizde vızıldayıp duran ve her an patlayacakmış gibi yanıp sönen o soluk beyaz florasan ışıkların migreninizi tetikleyen titreşimi altında, reyonların arasında sanki bir labirentte kaybolmuşçasına amaçsızca dolaşan, tam geçmek istediğiniz daracık koridorun ortasında durup elindeki konservenin son kullanma tarihini sanki antik bir yazıtı çözüyormuşçasına dakikalarca inceleyen ve "pardon" demenize rağmen sizi duymayan o duyarsız kalabalığın yarattığı sıkışmışlık hissi yetmezmiş gibi, arka planda çalan ve asla kime hitap ettiği belli olmayan o kötü telifli pop müziğin beyninizin içinde yankılanması, manav reyonunda üzerine su sıkılarak parlatılmış ama aslında içten içe çürümeye başlamış domateslerin o garip nemli kokusunun deterjan reyonundan gelen geniz yakıcı kimyasal lavanta kokusuyla birbirine karışıp midenizi bulandıran bir atmosfer oluşturması, "büyük indirim" etiketiyle sunulan ama aslında geçen haftadan daha pahalıya satılan o gereksiz ürünlerin cafcaflı paketlerinin gözünüzü yorması, tam aradığınız ürünü buldum derken rafın boş olduğunu veya sadece en pahalı markanın kaldığını görmenin verdiği o küçük ama birikince dağ olan hayal kırıklığı, bir yandan ağlayan bir çocuğun tiz çığlıkları diğer yandan telefonla bağırarak konuşan bir adamın özel hayatını tüm markete dinletmesi arasında sıkışıp kalmışken, nihayet işkence bitiyor sanıp kasaya yöneldiğinizde açılan on kasadan sadece ikisinin çalıştığını ve önünüzdeki sırada bekleyen teyzenin bozuk paraları tek tek, inanılmaz bir yavaşlıkla saydığını, kasiyerin yorgunluktan ve bıkkınlıktan artık size bakmadığı, o "bip" sesinin hipnotize edici ritmiyle hayatınızdan çaldığı dakikaları sorguladığınız, pos cihazının "bağlantı hatası" verip herkesin size suçlayıcı gözlerle baktığı ve o an poşetlerin yırtılıp her şeyin yere döküleceğine dair duyduğunuz o yoğun, terletici ve kaçıp gitme isteği uyandıran
bir ay önceAdam toptanc8 gibi abi yok yok gerçekten başarili bi market market denilince akla bim gibi a101 gibi yerler geliyor ama ne ararsaniz orda degil gündüz markette gercekten bulabilirsiniz gibi
bir yıl önceToptan ve perakende satış yeri Güleryüz tatlı dil tavsiye ederim bu marketi
2 yıl önceMüşteri memnuniyeti mükemmel
2 yıl önce düzenlendi????????????????
3 yıl önce düzenlendiküçük sıradan bir market tercih edebilirsiniz.
3 yıl önceSadece gündüzleri açık????????
3 yıl önce