Eklenme Tarihi: 21 Aralık 2025
Çok güzel bir yer fakat çok bakımsız kalmış, yanından geçerken insan üzülüyor.
bir ay önceHz. Peygamber’in sancaktarı Ebu Derda hazretleri Hicretin 50. yılında İstanbul’un kuşatılması sırasında bu bölgeden geçerken buralarda bir süre kaldığı tahmin edilen buranın manevi bir makam olarak kabul edilir. Eldeki kaynaklardan, takriben yüz yıl kadar önce tamamen yandıktan sonra onarıldığı anlaşılmaktadır. Günümüze sadece bir taş lahidi ve yanında küçük bir cami ile kavşak suyu çeşmesi ve bir kuyu bulunmaktadır. Hz. Peygamber onunla Selmân-ı Fârisî, başka bir rivayete göre de Avf b. Mâlik arasında kardeşlik bağı (muâhât) kurmuştur. Önceleri ticaretle meşgul olduğunu, İslâmiyet’i kabul ettikten sonra ticaretle ibadeti bir arada yürütemeyeceğini anlayınca ibadeti seçtiğini anlatır. Daha sonraki birçok gazvede bulunmuş, Hz. Peygamber hayatta iken Kur’ân-ı Kerîm’i ezberleyerek tamamını ona okumuştur. Yermük Savaşı’nda ordu kadısı olarak bulundu ve bu görev İslâm tarihinde ilk defa onunla başlamış oldu. Muâviye’nin Suriye valiliği sırasında Hz. Ömer’in emriyle Dımaşk (Şam) kadılığına tayin edildi ve Dımaşk’ın ilk kadısı oldu. Hz. Ömer Dımaşk’a gittiğinde onu evinde ziyaret etti ve zâhidâne bir hayat sürdüğünü gördü. Kur’an öğretimiyle de meşgul oldu. Pek çok kişi ondan kıraat dersi aldı. Kıbrıs’ın fethine katıldığı da bilinmektedir. 652 yılında, Şam da vefat etti ve Bâbüssagīr Kabristanı’na defnedildi. Diğer bazı sahâbîler gibi İstanbul’da Eyüp’te ve Üsküdar’da iki makam-kabri bulunmaktadır. Hz. Peygamber’in onun hakkında “ümmetimin en âbidi ve en müttakisi”, “bu ümmetin hakîmi” gibi takdirkâr ifadeler kullandığı rivayet edilmektedir. Dünya malına değer vermeyen Ebü’d-Derdâ, kızı Derdâ’yı onunla evlenmek isteyen Yezîd b. Muâviye’ye vermemiş, fakir bir müslümanla evlendirmişti. Bildiklerini söylemekten çekinmezdi.
bir ay önce düzenlendiGüzel bir yer küçük birde cami var ibadet için ideal
bir ay önceAdı.yeter
2 ay önceTarihi mistik dokusu hala aynı. Önündeki su kuyusu için bile gelinir.
3 ay önce