Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2025
❤????????
3 hafta önceGüzel. İçi kafetarya olmuş. Güzel atmosferi var. Çevre yolununun biraz içerisinde kalıyor.
2 ay önceÇardak Hanı (Kervansarayı), kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın mirahuru ve Honaz vilayeti valisi Esedüddin Ayaz Bin Abdullah eş-Şehabi 1230 yılında yaptırmıştır. Çardak ilçesinin hemen çıkışında karayolunun 500 m. içerisinde yer alan bu han dikdörtgen planlı olup, kare bir avlusu vardır. Selçuklu hanlarının küçük ve sade bir örneğidir. Giriş kapısının kenarında olması gereken eyvanları bütünü ile yıkılmıştır. Hanın avlusu 22.50x27.00 m. ölçüsünde beş neflidir. Hanın kapalı kısmı dört sıra kesme taş payenin taşıdığı sivri tonozlarla örtülmüştür. Bunlardan orta nef diğerlerinden daha geniştir. İçeride her sırada beşer tane olan payeler birbirlerine sekilerle üstten de kesme taş hafif sivri kemerlerle bağlanmışlardır. Hanın içerisi tonozlardaki ayak aralarına rastlayan deliklerden aydınlatılmıştır. Burada dikkati çeken bir özellik orta nefin paye başlıklarının birisinde bir boğa başının, diğerinde sıçramış iki balık, iri kulaklı, sivri sakallı bir insan kabartmasının oluşudur. Kesme taştan yapılmış olan binanın girişinde yarım daire, doğu cephesinde üçgen ve güney cephesinde de yarım sekizgen kesitli ikişer kulesi bulunmaktadır. Böylece han, dış görünümü itibarı ile bir kaleyi andırmaktadır. Yapıda kullanılan devşirme malzemeler üzerinde taşçı ustalarının işareti bulunmaktadır. Kapı girişinin üzerindeki yedi satırlık kitabenin yanlarında iki Selçuklu arslan heykeli görülmektedir. Çardak Tarihi 1958 yılına kadar köy statüsünde olan Çardak adının kaynağını ilk olarak Maymun Dağı’nın eteğine, Acı Göl’ün üzerine bugünkü Afyon sınırına gelen ve yerleşen Türklerin yaşam şekli belirlemiştir. Burada yaşayan Türklerin geçim kaynağını hayvancılık oluşturmuştur. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan Türkler hayvanlarını güneş ışığından korumak amacıyla evlerinin ön ve yan taraflarına “cardak” denilen gölgelikler yapmışlardır. Bu nedenle çevredeki yerleşim yerlerinde yaşayanlar buraya “Çardaklı Köy” adını vermişlerdir. Daha sonra “Çardaklı Köy”deki köy ibaresi kaldırılarak, “Çardak” adı kullanılır olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Tarihsel mana da önemli bir geçiş noktasında olan Çardak İlçesinde bilinen en eski yerleşim birimlerinden biri olan Gavur kalesidir, Bu kale ilçenin kuzeyindeki Hanbat (Çardak) ovasına hakim,Anava’ya (Acıgöl) nazır bir tepe üzerinde kurulmuştur. Müstahkem bir şekilde, ele geçirilmesi çok zor olan dik bir tepe üzerinde kurulmuş olan bu kalenin menşei konusunda yeterli arkeolojik kazı yapılmadığı için sağlıklı bilgi bulunmamaktadır. Ancak, eldeki bulgular bu kalenin Roma İmparatorluğu zamanında yapıldığı hakkında fikir vermektedir. İlçe merkezi 1105 yıllarında Maymun dağı ismiyle maruf dağın eteklerinde Körin adıyla anılan mevkide Türkmen aşiretleri tarafından kurulmuş ve daha sonra tarihsel süreçte günümüzdeki mevkisine taşınmıştır. Selçuklular döneminde bir uç kalesi olarak savunma merkezi konumundaki köy statüsündeki Çardak Cumhuriyet döneminde sırasıyla Dinar ve Honaz’a bağlanmıştır. Daha sonra ise Hanbat Ovası’ndaki yerleşim yerleri içerisinde merkezî konumda bulunan Bozkurt Nahiyesi’ne bağlanmıştır. Ancak, Çardak köyü belli bir süre sonra konumu itibariyle Bozkurt Nahiyesi’nden daha büyük ve önemli hale gelmiştir. Bu büyüme ve gelişme belli bir süre sonra da Çardak’ın 1 Nisan 1958 tarihinde ilçe haline gelmesini sağlamıştır.
4 ay önceİçine giremedim sadece dış kısımdan gördüm. İçini de görmek isterdim fakat ne yazık ki öyle bir şansım olmadı.
5 ay önceZiyarete kapalı bir alan. Dışardan güzel görünüyor klasik selçuklu han mimarisi.
5 ay önce