Beycesultan Höyüğü
Beycesultan Höyüğü

Beycesultan Höyüğü

Eklenme Tarihi: 30 Aralık 2025

Yorumlar
Saliha Şener
Saliha Şener

Ulaşımı çok kolay ve biz çok etkilendik gitmek isteyenler yakınındaki türbeyide ziyaret edebilirler

3 ay önce
Abdurrahim Vural
Abdurrahim Vural

Büyük Menderes Nehri’nin yukarı çığırında konumlanmakta olup Jeomorfolojik ve Hidrografik özellikleri bakımından havza karakterindedir. Yerleşimin bulunduğu Çivril ovası doğuda Akdağ Kuzeydoğuda ortadağ kuzey ve kuzeybatıda Bulkaz Dağı güneyde Işıklı Gölü ve Büyük Menderes Nehriyle sınırlanmaktadır. Ovanın yüz ölçümü yaklaşık 303,1 km.2 olup deniz seviyesinden yüksekliği 810 ile 850 m arasında değişmektedir. 584 km uzunluğu ile Ege Bölgesi’nin en büyük akarsuyu özelliğinde olan Büyük Menderes Nehri bölgenin en önemli su kaynağı niteliğindedir. Ovayı son derece geniş bir alanda sulayarak verimli kılan nehir, bölgedeki yoğun iskanın temel sebebi olarak düşünülebilinir. Büyük Menderes Nehrine bağlanan Küfü Çayı, Beycesultan Höyük’ün hemen kuzey ve doğu kesiminden akmaktadır. Yerleşim, Batı Anadolu’nun kıyı kesimi ve iç kesiminin yanı sıra Anadolu’nun orta ve güney kesimine açılan bölgeleri birbirine bağlayan doğal güzergahlar üzerinde yer almasıyla son derece stratejik bir konuma sahiptir. Kazılar 2008 yılında başlamış olup halen devam etmektedir. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda bu alanda Selçuklu-Beylikler Dönemine (M.S.13.-14. yy), Doğu Roma Dönemine (M.S.11.-12. yy), Geç Tunç Çağa (M.Ö. 1600-1200) ve Orta Tunç Çağına (M.Ö. 2000-1600) ait mimari yapılar ve buluntular açığa çıkarılmıştır.Selçuklu Beylikler Dönemi ve Doğu Roma Dönemlerinde köy karakterinde küçük bir yerleşim olduğunu tahmin ettiğimiz Beycesultan yerleşimi Geç Tunç ve Orta Tunç dönemlerinde bölgenin en önemli şehirlerinden birisidir. Hitit yazılı kaynaklarından elde edilen verilere dayanarak yapılan öneriler Geç Tunç Çağlarda Beycesultan'ın Arzawa konfederasyonuna bağlı Mira Kuwaliya Ülkesinin başkenti olduğu şeklindedir. Alanda gördüğünüz mimari kalintılar Geç Tunç Çağ'a tarihlenmektedirler. Bu kalıntılara ulaşmak için üstte yer alan Selçuklu ve Bizans Dönemlerine ait kalıntılar kaldırılmıştır. Geniş bir alanı kaplayan Geç Tunç Çağ mimari kalıntıları 5a ve 5b olarak adlandırdığımız iki evreye ayrılmaktadır. Her iki evrede de yerleşimin doğu-batı yönünde uzanan, 3 metre genişlikte ve çakıl döşenmiş yollara ve bu yolların kenarına düzenli bir şekilde yerleştirilmiş evlere sahip iyi planlanmış bir şehir karakterinde olduğu anlaşılmaktadır. Dikdörtgen planlı, taş temel üzerine kerpiç duvarlarla inşa edilen yapıların, bazılarının tek katlı bazılarının iki katlı olduğu anlaşılmaktadır. Oldukça zengin bir donanıma sahip olan evlerde olasılıkla sayıca kalabalık aileler yaşamaktaydı ve bu aileler ekonomik olarak otonomdular. Şiddetli bir yangın 5b evresinin (M.Ö.1700-1595) sonu olmuştur.Höyüğün doğu konisinde yapılan eski dönem kazılarında da bütün şehri tahrip eden bu yangın tespit edilmişti. Deprem izine rastlanılmamış olması ve yapıların içinde, çok sayıda yangına maruz kalmış insan iskeletinin bulunması söz konusu yangının bir istila ile ilişkili olduğunu akla getirmektedir. Bu yangın sonrasında yerleşimdeki yapılar kısmen yenilenerek ama daha çok yeni bir mimari anlayışla 5a evresinde (M.Ö.1600-1500) yeniden inşa edilmiştirler. En dikkat çekici yapısı tapınak olarak da işlev gördüğünü düşündüğümüz merkezdeki yapı kompleksidir. Söz konusu yapı dikdörtgen planlı olup hali hazırda 6 mekânı ortaya çıkarılmıştır. Yapının en önemli bölümü olarak görülen cellada (3 nolu mekan), bir sunak bulunmaktadır. Sunak, dikdörtgen bir panel ile panelin önünde yükselen iki adet standarttan oluşmaktadır. Üst kısmı boynuz formunda olan ve bezemeli olan standartların güneyinde sabit bir sunu kabı bulunmaktadır.

4 ay önce
Tuğrul Güzel
Tuğrul Güzel

Kesinlikle yiyecekle girilmemesi gerekiyor insanlar duyarsız

5 ay önce
Gökhan Çağlar
Gökhan Çağlar

1950’li yıllarda Arzawa Krallığı’nın başkentini araştıran İngiliz Arkeolog James Mellaart ve Seton Lloyd tarafından keşfedilmiştir. 4 farklı kültür katmanı bulunmuştur. M.Ö. 4500 – 3200 Son Kalkolitik M.Ö. 3200 – 1900 İlk Tunç Çağı M.Ö. 1900 – 1450 Orta Tunç Çağı M.Ö. 1450 – 1100 Geç Tunç Çağı Orta Tunç Çağında Anadolu’da şimdiye kadar bulunan en büyük yerleşimi olan Beycesultan, Megaron Planlı yapıların Anadolu’da ilk defa inşaa edildiği yerleşimdir. Kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Çocukluğumuzun geçtiği topraklardır. Kazı çalışmaları başlamadan önce ziyaret etmişliğim vardır. Defineciler tarafından yer yer kazılmış birçok çukur vardı. Çobanlar koyun güderlerdi. Türbe de aynı şekilde defineciler yüzünden kötü durumdaydı. Keşfediliyor olması çok memnun etmektedir. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

5 ay önce
halime çor
halime çor
7 ay önce
Olcay Özfırat
Olcay Özfırat

Bundan yaklaşık 10 yıl önce Uşak ilinin Sivaslı ilçesinden Denizli Çivril'e giderken yol kenarında görüp görmek için girmiştim. O dönem kazı çalışmaları devam ediyordu. Sağ olsun güvenlik görevlisi görmem için izin vermişti. Höyük kazıldıkça yer altında ev odası gibi odalar ve erzak sakladıkları büyük küpler görülüyordu.

bir yıl önce
Cemil Göksu
Cemil Göksu
bir yıl önce
Büşra Salman
Büşra Salman
bir yıl önce
Bülent Çakır
Bülent Çakır

Anadolu'nun ilk yerleşim alanlarından olan bir bölge Farklı dönemlerde 7 bin yıldır yaşamın devam ettiği üzerinde Selçuklu toplum önderlerinden Beyce Sultan türbesi de bulunan tarihi bir alan

bir yıl önce
gökhan Bice
gökhan Bice

Giriş kapalı

bir yıl önce