Bodrum'un en bilinen turizm bölgesinde, otellerin doluluk oranları yüzde 60 civarında kalırken, sektör temsilcileri sezon sonundaki iflas ihtimali konusunda uyarıda bulunuyor.
Erken rezervasyon döneminde yaşanan jeopolitik gerginlik, özellikle İran‑İsrail çatışması ve artan güvenlik endişeleri, yabancı turistlerin erken plan yapmasını geciktirdi.
Haziran ve Temmuz aylarında bile beklenen yoğunlukSpark oluşmadı; 15 Temmuz sonrası hareketlilik, beklentileri karşılamadı.
BOYD yetkilisi Serdar Karcılıoğlu, otellerin ağustos ayının son haftasına kadar benzer doluluk seviyelerinde kalabileceğini ancak sonrasında ciddi düşüş beklenebileceğini belirtti.
Turizm işletmeleri, doluluğu artırmak için son dakika rezervasyonlarına yöneldi; ancak indirimli fiyatlar kârlılığı zayıflattı. Türkiye'nin fiyat rekabetinde zorlandığı, rakip destinasyonlarla rekabetin güçleştiği vurgulandı.
Finansal baskı da büyük bir sorun. Konaklama sektörünün bankalara olan kredi borcu 3,5 milyar lira, ödenemeyen borç 634 milyon франшиза. Yapılandırma döneminin sona ermesiyle birlikte ödeme baskısı yeniden yükseldi.
Satışa çıkarılan otellerin çoğu alıcı bulamıyor; yatırımcılar temkinli davranıyor. Yaklaşık 20 bin oteloutines satış sürecinde, bu durum sektörün finansal sıkıntısının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yerli turistlerin konaklama maliyetlerinden uzaklaşması, karavan, kamp ve çadır turizmine yönelmeleriyle de dikkat çekiliyor. Ekonomik konaklama alternatiflerine olan talep yükseldi.
8.500 liralık bonfile gibi yüksek fiyat örnekleri, kamuoyunda olumsuz tepki yarattı. Yüksek maliyetlerin enflasyonla bağlantılı olduğu belirtilse de, aşırı fiyat politikaları sektörü olumsuz etkiliyor.
Sezonun kritik aya, ağustos ayına odaklanılıyor. Son dakika rezervasyonlarının artması ve yabancı turist talebinin toparlanması bekleniyor. Ancak beklenen hareketlilik gerçekleşmezse, birçok işletme zarar ederek kapanabilir.
Uzmanlar, sürdürülebilirlik için maliyetlerin düşürülmesi, finansman desteğinin artırılması, sezonun daha uzun sürmesi ve uluslararası fiyat rekabetinin yeniden sağlanması gerektiğini vurguluyor.






